iz0mbie: “ ”
sacmasapalakhayat Dershanenin ilk günü, heyecanlıyım aslında. Sen bilmezsin. O gün yağmur yağıyor, bende dershaneye yürüyorum. Yağmuru sevmem, sen bilmezsin. Hızlı yürüyorum o yüzden. Saçlarım ıslanmış, dalga dalga olmuş uçları. Kıvırcık saç sevmem, sen bilmezsin. Üzerimdeki gri hırkaya sarılıyorum, elimi ısıtmak için cebime koyuyorum. İyi geliyor ama uyuşukluğu geçmiyor, sen bilmezsin. Kulaklığımdan cılız bir erkek sesi sızıyor beynime. Yağmurun sesinden, gök gürültüsünden az duyuyorum. Sen bilmezsin. Islanan çantam dahada ağırlaşıyor, yanımdan geçen bir araba ıslatıyor beni. Küfrediyorum, sövüyorum. Sen bilmezsin. Sırım sıklam olmuş bir hâlde varıyorum dershaneye. Merdivenleri çıkmaya bile mecalim kalmamış. Bilmezsin sen. Bekliyorum, soluklanıyorum biraz. O sırada bir rüzgar esiyor arkamdan. Kapı açılmış biri gelmiş. Merak ettiğimden değil, öylesine bakıyorum. Sen girmişsin. Kıyafetlerin kuru. Oldukça rahat ve huzurlu gözüküyorsun, benim aksime. Siyah botlarında bir su damlası bile yok. Bana bakıyorsun, sadece bir saniyeliğine. Gözlerini gördüğüm ilk an nefesim kesilecek sanki. Açık bir yeşil, güzel bakıyorsun. Sonra yanımdan geçip gidiyorsun. Arkandan bakıyorum. O an hayran kalmışım sana, sana değil gözlerine. Gözlerini bilemezsin sen. Saçma sapan bir gülümseme oluşuyor yüzümde. Senden hoşlanmışım, birkaç saniye içinde. Merdivenleri çıkıyorum. İlk kattaki listeye göz atıyorum. İçimden bir his aynı sınıfta olduğumuzu söylüyor. Anlamsız şekilde gözlerini görmek istiyorum. Gidiyorum sınıfıma. Kapı açık, ilk başta kafamı uzatıyorum. Kimse yok, sadece birkaç çanta arka sıralara yerleştirilmiş. Orta sıralardan birine oturuyorum. Sonra dikkatimi çekiyor, o çanta senin çantan! Seviniyorum. Birkaç dakika sonra sınıf dolmaya başlıyor. Yanıma bir kız oturuyor. Gözlüklü ve tatlı. Benle konuşuyor. Bir şey soruyor ama dinlemiyorum, çünkü sen girmişsin sınıfa. Gözlerine bakıyorum. Sınıfta gezinen gözlerin bana deyince bedenim titriyor. Bana bakıyorsun, bakıyorsun, bakıyorsun… Ve sonra biri ismini bağırıyor. İsmini orda öğreniyorum. Seni çağıran kişinin yanına gidiyorsun. Burdakilerle samimisin. Onu anlıyorum. Yanımdaki tatlı kız bir şey olduğunu anlıyor ama ona bunu unutturuyorum. Kimse bilmesin istiyorum, senden hoşlandığımı, kimse bilmesin. En arka sıraya oturuyorsun. Ses tonun bana ulaşıyor. Ne çok kalın, ne çok ince orta bir sesin var. Gülüşünü göremiyorum ama duyuyorum. Bu ses vücudumda ateş etkisi yaratıyor. Üzerimdeki hırkayı çıkartıyorum ve asmak için askıya ilerliyorum. Ben boş bir askılık ararken fark edemediğim sen hemen yanımda duruyorsun. Kokun güzel. Kalp atışlarım hızlanıyor ve elim ayağım birbirine dolanıyor. Siyah montunu üstlerde bir yere asıyorsun. Benim boyum yetişmiyor ki. Üflüyorum seslice. Sen kısık sesle gülünce şaşırarak sana bakıyorum. Elimdeki yaş hırkayı alıyorsun ve benim ulaşamadığım yere asıyorsun. Kalbim sanki yerinden çıkacak gibi oluyor. Zorla teşekkür ediyorum. Önemli olmadığını söyleyen bir şeyler geveliyorsun ve geri gidiyorsun. Sen sıradan bir şey yapmış gibi davranırken ben, hayatımın en heyecan dolu anını yaşıyorum belkide. O gün hiç konuşmuyoruz. Çalışkan olduğunu öğreniyorum. Derslerine önem veriyorsun ve notların oldukça yüksek. Benim gibi. Tatlı kızla arkadaş olmuşum. İyi biri ve neşeli. Onu seviyorum. Sonra dershane bitiyor. Hırkamı oradan alırken zorlanıyorum ama bu sefer yardım etmiyorsun. Ağırdan alıp kulaklıklarımı taktıktan sonra aşağıya iniyorum. Yağmur daha hızlı yağıyor. Lanet okuyarak üstünü çıkıntı duvarın kapattığı yağmur almayan yerde durmasını bekliyorum. Bir koku. Buruma bir koku geliyor. Senin ne olduğunu çözemediğim konun. Biraz uzağımda çıkıntının altında duruyorsun. Senden başka bir yere bakamıyorum. Umrumda değil, sana bakmak istiyorum ve bakıyorum. Cebinden telefonu çıkarıyorsun. Birini arıyorsun. ‘Ne zaman burda olursun’ diye soruyorsun. Sonra bir anda bana dönüyorsun. Utançla önüme bakıyorum. Kızarmıştım bile. Neden sana bakıyordum ki? Yakalamıştım işte. Telefonda konuştuğun kişiye şunu söylüyorsun, ‘kendim geleceğim’. Ve sanırım telefonu kapatıyorsun. Ben utanmakla meşgulüm. Benle konuşur musun bilmiyorum. Aklım karışık ve tek istediğim şey yağmurun durması. Biraz yavaşlıyor. Islanmayı göze alarak yürümeye başlıyorum. Son bir kez dönüp bakamıyorum bile. Birkaç metre yürüdükten sonra anlamsız bir şekilde yağmur duruyor. Sadece benim için. Kafamı kaldırdığımda şemsiye görüyorum. Sonra seni ve gözlerini. Korkuyorum, şaşırıyorum. ‘Islanma, al şunu’ diyorsun. Ne diyeceğimi bilmiyorum ama alıyorum şemsiyeyi. ‘Sen’ diyorum çekingence. ‘Sen ıslanıyorsun’ gülümsüyorsun ve ‘bana bir şey olmaz’ diyorsun. Kalbim ağzımda atmaya başlıyor. Elimi yumruk yapıyorum. Benimle yürüyor! Bana şemsiyesini veriyor! Bana birkaç şey soruyor. Okulumu, evimi ve diğer klasik şeyleri. Biraz konuşuyoruz ve evlerimizin yakın olduğunu öğreniyoruz. Yeni taşındığım sokağa sapıyorum, sende geliyorsun benimle. Evimin önünde vedalaşıyoruz. Teşekkür ediyorum. Yarın görüşeceğimizi söyleyip gidiyorsun. O gün günlüğümün tek konusu sensin. Cümle cümle anlatıyorum seni. Ertesi gün yine eve birlikte dönüyoruz. Sonraki gün yine. İyi anlaşmaya başlıyoruz zamanla. Bazen biri seni arabayla alıyor ve ikimizde üzülüyoruz. Senden hoşlanıyorum ama belli etmiyorum. Bir ay geçiyor. İki, üç… Sana iyice bağlanıyorum. Ve artık biliyorum, sende benden hoşlanıyorsun. Bunu birbirimize itiraf ediyoruz. Bana sarılıyorsun, beni sevdiğini söylüyorsun. İyiki olduğumu, beni bırakmak istemediğini, bana bağlandığını söylüyorsun. Gitmeyeceğini… Gidiyorsun sonra. Ertesi gün gelmiyorsun sınıfa. Arıyorum seni, telefonun kapalı. Diğer gün oluyor evine geliyorum. Kapıyı açan yok. İçimi korku kaplıyor. Ya gittiysen? Diğer gün numaran kapatılmış oluyor. Ağlıyorum, çok ağlıyorum. Gitmişsin. Bunu neden yaptığını anlamıyorum. Kızıyorum sana. Ve sonra bir ay geçiyor. Koskoca bir ay. Bir mesaj dahi atmıyorsun. Dershaneden ve okuldan kaydının silindiği biliniyor. Başka hiçbir iz yok senden. Güvenimi kaybediyorum. Sigara içmeye başlıyorum. Birkaç kere sarhoş oluyorum. Sigara içen kızlardan nefret ediyorsun. Umrumda değil. Aynı yolda her gün yürüyorum. Gömdükçe gömdüğüm bir acı var içimde. En son… Bir yıl sonra kalbimin içinde kapalı bir sandıkta en güzel kokularla hapsetiyorum seni. Muazzam bir acı oluyorsun benim için. Yalancı kalıyorsun hep. Yeşil gözlü yalancı. Sen bilmezsin, çok düşünüyorum. Başımı ağrıtan her düşümceye düşmanım. Sana düşmanım. Önemi yok, senin bilmediğin bir kuyunun dibindeyim. Bu kuyu soğuk, üşüyorum. Bilmezsin sen, artık gelmeni beklemiyorum. Source: olumkadarsessiz
lovenextt Rüyamda gördüm seni. Çok güzel güldün bana. Adımı sesinden duymayı özlemişim. Benimle konuşmanı özlemişim. Uyandıktan sonra bile etkisindeydim. Seni çok özledim. Source: uykuhuzurverir
lovenextt Sarılma senin olmayan kadına, varlığına alıştırma, kalacağından emin olmadan yanındayım burdayım deme. Yokluğun yakar sonra..